27 Kasım 2010 Cumartesi

Azzaro - Chrome Legend (2007)

"Chrome ile alakası yok. Hele -legend- tabirini taşımayı hiç hak etmiyor.." 


Parfümün çıkış tarihine dikkat ettiniz mi? 2007. Tehlikenin farkında mısınız? Evet, tahmin ettiğiniz gibi. Chrome Legend 2007 çıkışlı aromatik meyvemsi bir koku ve oldukça sentetik.

Chrome Legend' in harmanı:

üstte: elma, çay, acı portakal
ortada: yosun, misk, deniz notası
altta: sedir tonka fasulyesi, kabe samanı, amber

notalarından oluşuyor. Harman sade ve öz. Koku nasıl? Çok başarısız. Açıkcası, yapay harmanlara yakın bir marka olmasına rağmen, Azzaro' dan bu kadar sentetik ve başarısız bir koku beklemezdim. Açılışta çok güzel bir kırmızı elma kokusuyla başlayıp, sonra anında sentetikliğini tüm gücüyle ortaya vurarak çirkefleşen bir parfüm. Bunu yapan da bariz sözde deniz notası. Kabe samanı, misk, amner gibi notalar üstteki sentetik notaların altında can çekişiyorlar. Çay notası yok gibi. İlk başta aldığınız güzel elma kokusuda çok kısa sürede yapaylaşıyor. Dolayısıyla parfümün harman ya da koku olarak hğiçbir çekiciliği yok.



Nasıl kokuyor derseniz, el yapımı deniz mineralli sabun kokusuna, son derece sentetiklik ve biraz da elma kokusu ekleyin işte size chrome legend diyorum. O sabunlar bile daha doğal kokuyor. Chrome ile alakası yok. Hele -legend- tabirini taşımayı hiç hak etmiyor. Tamamen ticari kaygılarla, satılan bir modelin ismi üzerinde para kazanma hırsıyla çıkarılmış bir ürün. Bir Silver Black kadar sentetiklikle burun bükmüyor, ama meyvemsi, sucul olmaya çalışan çarpık kokusuyla bu da koku mu dedirtiyor. Açık parfümericilerden alacağınız kalburüstü kokuların bundan daha güzel kokacağına garanti veriyorum. Sakın ola ki böyle kalitesiz ve vasat bir ürüne paralarınızı harcamayın. Hele ki benzer tarzda Givenchy Insense Ultramarine gibi bir parfüm varken.


Özetle; Azzaro adına hiç yakışmayan, ucuz-sentetik, ziyan bir koku. Fark edilirliği ve kalıcılığı ortalama. Uzak durmanızı öneriyorum.

Azzaro - Silver Black (2005)

"Chrome'daki yoğun buruk metalik bibersi üst temayı, yeşil elma ile değiştirip, sabunsuluğunu da bir miktar hafiflettiğinizde silver black elde ediyorsunuz.."  




Amerikada Onyx adıyla bilinen Silver Black 2005 çıkışlı odunsu aromatik tarzında modern bir parfüm. 

Silver Black' in harmanı:

üstte: muskat limonu, yeşil elma, bergamut, anason
ortada: kişniş, ardıç, kakule
allta: sandal ağacı, silhat, kabe samanı, misk


notalarından oluşuyor. Aslında Silver Black ile ilgili fikirlerim karışık. Bir yandan modern, hafif bir maskülen olduğunu düşünüp beğenirken, bir yandan fazla sentetik yapısından dolayı rahatsız oluyorum. Evet silver black pek çok Azzaro kokusunda olduğu gibi oldukça sentetik bir parfüm. Bu sentetiklik yer yer burnunuzu büküyor. Peki kokusu nasıl? 

Genel olarak Azzaro Chrome' a oldukça benzediğini söyleyebilirim. Chrome'daki yoğun buruk metalik bibersi üst temayı, yeşil elma ile değiştirip, sabunsuluğunu da bir miktar hafiflettiğinizde silver black elde ediyorsunuz. Dolayısıyla oldukça yakın kokular. Hangisi daha sentetik derseniz açık şekilde silver black. 

Aslında parfümü ilk sıktığımda sabah oldukça serin bir zamandı ve parfüm çok güzel, mugler ice man'i biraz andıran farklı bir koku salmıştı. Bu anda sentetiklik gayet düşük ve yeşil elma diğer notalarla dengedeydi. "Hımm" demiştim, "chrome' un modernleştirilmişi." Ancak ne yazık ki bundan sonraki tüm kullanımlarımda çok sentetik bir kokuyla karşılaştım. Üstelik sentetik yeşil elma kokusu tıpkı dkny' de olduğu gibi yapay bir şekilde tüm harmanın üzerinde rahatsız edici bir şekilde dikiliyordu.



Bu kadar soruna rağmen hiç mi iyi yanı yok. Var aslında; koku tam maskülen olmasa da erkeksi ama modern bir koku. Biraz eski dönem tıraş kremleri, biraz rive gauchevari bir havası yok değil. Ama bu zaten tüm azzarolarda olan bir durum. Bununla beraber Chrome'daki buruk ve sert metalik notanın gayet yumuşatılmış olması da iyi. Aslında silver black, chrome'un süzgeçten geçirilip, sert yanlarının hafifletilip daha rafine bir hale getirilmiş hali diyebiliriz. Eğer durum böyle olsaydı herşey çok güzel olabilirdi. Ancak dengesiz yeşil elma notası ve kabul sınırlarının oldukça üzerindeki sentetikliği parfümü benim gözümde kullanılamaz yapıyor. 

Özetle olmamış, burun büken sentetik bir parfüm. Fark edilirliği ortalama üzeri, kalıcılığı kötü. Uygun yaş grubu 18-25. Soğuk havalara uygun. Burun büken sentetik yapısından dolayı tavsiye etmiyorum.

26 Kasım 2010 Cuma

Lagerfeld - Photo (1990)

"Keskin ve canlı turunçgillerle desteklenmiş hafif tatlı lavanta kokusuna sahip.."


Lagerfeld photo, parfümler için çok güzel bir yıl olan 1990 yılı çıkışlı baharatlı oryantal bir parfüm. Genel olarak ana teması lavanta ve bunu oldukça iyi kullanıyor. Bu arada incelemesini verdiğimin eski versiyon olduğunu belirteyim, yeniden formulize edilen parfümün oldukça vasat olduğu söyleniyor.

Photo' nun harmanı:

üstte: aldehitler, lavanta, mandalina, kasnı sakızı, bergamut, limon
ortada: siklamen, bal, kişniş, karanfil, yasemin, kimyon, gül
altta: sandal ağacı, tonka fasulyesi, amber, silhat, misk, aselbent, meşe yosunu, guaiac ağacı, sedir ağacı


notalarından oluşuyor. Orta ve alt notalarının dolgun ve kuvvetli görünmesine ve parfümün bir oryantal olmasına rağmen oldukça hafif ve canlı bir yapısı var. Keskin ve canlı turunçgillerle desteklenmiş hafif tatlı lavanta kokusuna sahip. Parfüm oldukça keskin ve yarı soğuk bir parfüm. Çoğu standart lavanta temalı parfümlerin aksine üst notalardaki turunçgiller oldukça uzun süre kokuya eşlik ediyorlar. Hafif bir sabunsuluk da cabası. Parfüm 90 yılında çıktığından ötürü bir 80ler parfümüymüş ama 90lardan da biraz modernlik taşımak istiyormuş ve ikisinin arasında kalmış gibi bir havada. Ama bu kötü bir durum değil, farklı bir karakteri var, hele ki Jako faciasından sonra iyi geliyor.



Günlük olarak en kullanılabilir lavanta kokularından biri, çünkü genel lavanta kokularının aksine sade bayık lavanta ya da lavanta ve ağırlaştırıcı baharatlar yerine lavanta ve turunçgillerle desteklenmiş bir harmanı var. Bu; kokuyu daha güzel, daha kullanılabilir ve daha detaylı yapıyor. Mükemmel bir parfüm değil, ama ağır olmayan güzel bir lavanta kokuları arıyorsanız en iyilerden biri. Ben yarı soğuk, asidik karekterini de seviyorum. Cacharel pour l'homme'dan çok daha hafif. Kalite olarak cacharel yine de bariz daha iyi. Ama kullanılabilirlikte lagerfeld önde. Örneğin cacharel biraz daha 30 ve sonrasına hitab ediyorken, bunu 22-24 ve sonrası rahatça her saat kullanabilir. Bu arada parfümün artık bulunması çok zor olan aftershave jel'i çok çok başarılı, bulursanız kaçırmayın. Soğuk kış sabahlarında tıraş sonrası cilde harika geliyor.


Karl Lagerfeld, ünlü diyeti öncesi ve sonrasında

Yeni versiyon

Özetle eksimsi, tatlımsı, sabunsu, canlı bir lavanta kokusu. Bu tarz kokuları seviyorsanız denemenizi öneriyorum. Ancak yeni versiyonun yeniden formulize edildiğini unutmayın. Kalıcılığı ve fark edilirliği ortalama üzeri. Uygun yaş grubu 22 ve üzeri. Özellikle serin mevsimlerde kullanıma uygun. Deneyebilirsiniz.


25 Kasım 2010 Perşembe

Lacoste - Lacoste Pour Homme (2002)

"Bana göre hem koku, hem harman tam bir kakofoni.." 




2002 çıkışlı Lacoste pour homme, 84 çıkışlı selefi ile aynı tarz aromatik odunsu bir koku olmasına rağmen, başarı olarak ondan çok uzak.

Lacoste Pour Homme' un harmanı:

üstte: greyfurt, erik, elma, bergamut
ortada: tarçın, kırmızı biber, ardıç, kakule
altta: laden, sandal ağacı, misk, vanilya, rom, sedir


notalarından oluşuyor. Harman; bana, bakınca bile dengesiz geliyor, üstteki mis gibi notalardan sonra birden kakule, tarçın, ardıç gibi kuvvetli notalara inmek, sonra vanilya, rom, misk gibi uymsuz bir üçlüsüyle baskılamak? Bilemiyorum, ben parfüm yaratıcısı değilim ama, edindiğim tecrübelere göre buna kağııt üstünde burun bükebiliyorum. Zaten yaratıcısı Claude Dir' in de bugüne kadar öyle çok dişe dokunur bir parfüm yaratmamış olması da malum. Peki, harman kötü görünüyor ama koku nasıl? Uyum sağlanmış mı?

Hayır sağlanamamış. Harmanda ne görüyorsanız o. Oldukça karman çorman, uyumsuz notalar silsilesi. Memnun edici bir kokuya sahip değil. Fresh değil. Biber ve vanilya eşliğinde buruk bademimsi odun teması var. Hatırlayınca dahi yüzümü ekşitiyorum. Bana göre hem koku, hem harman tam bir kakofoni. Ciddi anlamda bu kokuyu beğenerek kullanacak kişilerin ya olmayacağını ya da çok az olacağını düşünüyorum. 



Özetle; hem vasat kokulu, hem kötü harmanlı, hem de sentetik bir koku. Zaten 2002 çıkışlı standart bir moda kokusundan daha fazlasını beklememek lazım ama, geçmişte booster, 2000, Zaten 2002 çıkışlı standart bir moda kokusundan daha fazlasını beklememek lazım ama, geçmişte booster, 2000, lacoste original gibi kokuları yapan bu markanın kendi adını taşıyacak parfümünden daha iyisini beklerdim. Otur, sıfır.


video

Eğer inatla kullanacağım diyorsanız kalıcılık ve fark edilirlik ortalama. Daha ziyade sonbahar ve kışa uygun. Tavsiye etmiyorum.

Kenzo - Kenzo Air (2003)

"almayın, paranızı "havaya" atmayın.."



2003 çıkışlı parfüm odunsu çiçeksi misk kokusu. Ya da öyle olduğu söyleniyor.

Kenzo Air' in harmanı:

Kimyon, amber, kabe samanı, anason, sedir, bergamut, melekotu, meyan kökü

notalarından oluşuyor. Harmandaki bu ilginç ve albenili notalara sakın aldanmayın. Çünkü herhangi bir şekilde birşey algılamayacaksınız. Hafif ve taze bir parfüm olarak sunulan kenzo air, şimdiye kadar kullandığım en boş parfüm. Çünkü tam olarak adı gibi havadan ibaret. %95 hava,  %5 parfüm sanki. Ne sıktınız, içerisinde ne var, kalıyormu, duyuluyor mu hiçbirşey belirli değil, en azından benim tenimde. Öyle ki parfüm güzel mi, değil mi o bile pek belli olmuyor. Çünkü çok çok cılız. Normalde elimdeki şişeden kaynaklandığını düşünürdüm ancak internetteki başka parfüm platformlarında da benzer eleştirileri gördüm. Size basenotes' tan bazı örnekler:

"Now I undestand why is named Air. I tryed in a perfume store in Aruba coz I was very curious about this summer perfume. Awful experience. I think . This is Air. Believe me, I put it on my skin and after 1 minute I try to smell it and nothing! Only Air. Longevity zero. Perfect name, by the way."

"Really nice for hot weather....but NO LASTING! After 5 minutes, BYE! No way!"

"I absolutely cannot sense a thing... :( is there really a scent?"

"If you spray 200 ml of this bottle, maybe you can felt it. i never felt this smell.similar to pool water - of course pool water is more smelly."

"I'm sorry, is there actually something in the bottle? I spray and spray and yet it would seem my skin smells like nothing"

bu şekilde devam ediyor. Dolayısıyla bu bir inceleme yazısındansa, bir uyarı yazısı oldu. Tüm zamanların en başarısız parfümlerinden biri. Özetle almayın, paranızı "havaya" atmayın.

Jil Sander - Sander for Men (1998)

"Genel karekteristiği hafif kremsi, çok hafif tatlımsı yumuşak odun kokusu şeklinde.." 


Markanın en bilinen ve tutulan parfümü olan Sander for men 1998 çıkışlı bir baharatlı odunsu koku. Son derece hafif ve sakin yapılı olan parfüm özellikle ev kullanımına iyi gidiyor.

Sander for Men' in harmanı:

üstte: tarçın, sarmaşık, nane
ortada: muskat, kişniş, karanfil, biber, kakule
altta: laden, servi, sandal ağacı, sedir, keşmir, tütsü, mürrüsafi


notalarından oluşuyor. Baharatlı bir odunsu olmasına ve harmanındaki köşeli notaların korkutuculuğuna rağmen aslında son derecek sakin, yumuşak, ferah ve temniz bir koku. Harmanı oldukça doğal. Sander for men turunçgil barındırmamasına rağmen oldukça hafif bir açılışa sahip. Genel karekteristiği hafif kremsi, çok hafif tatlımsı yumuşak odun kokusu şeklinde. Bu bakımdan Azzaro Visit ve Gucci Pour homme II ile büyük benzerlik taşıyor. Fakat sander for men bu ikisine göre zor bir koku. Bunun iki nedeni var. Birincisi oldukça sakin ve tene yakın bir koku olması ikincisi çok ten seçiyor olması. Şöyle bir örnek vereyim:
Açıkcası babamdan kalma bu koku uzunca bir süredir dolabımda kendi başına duruyordu. Çok nadiren arada bir kullanır, fakat sönük olduğunu düşündüğüm karekterinden dolayı fazla önemsemezdim. Taa ki yakın zamanda arkadaşıma hediye edene kadar. Verdikten bir hafta sonra buluştuğumuzda arkadaşım müthiş kokuyordu. "Off" dedim "bu ne yahu, ne kadar güzel koku bu, hangi koku, ben mi verdim?" (başka kullanmadığım parfümlerden de vermiştim). İlk önce hatırlayamadı sonra eğik kapaklı falan deyince anladım. Sanderdi. Ben kalakaldım, vücut kimyasının bu kadar farklı göstereceğini tahmin edemezdim. Üniversite yıllarımın başında basit sönük bir koku gibi duran sander bir anda muhteşem bir şeye dönüşmüştü. Bunun üzerine bende bir süre tekrar kullanmaya başladım ve karşımda çok daha başarılı bir koku gördüm. O kullandığım zamanlardaki yaşımdan sonra vücudumun gelişip şimdiki haline göre olan kimyasıyla parfüm çok daha iyi sonuç veriyordu. Buğday tenli olan bende gayet güzel kokan bu koku, beyaz tenli arkadaşımda muhteşem kokuyor. Bu tarz benzer durumlar başka kullanıcıların başına da gelmiş. Bu da Sander for men' in ne kadar seçici olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla önce mutlaka deneyip, ten uyumu kontrol edilmeli.


Sander for Men pek çok bilinen markanın piyasa kokularına göre bilinmeyen bir hazine. Çok kendine has ferah odunsu bir koku. Yumuşacık ve derinden. Kalıcı, fakat agresif değil, ama arada bir estiğinde kokusu burnu kesinlikle çekiyor. Çok özel ve başarılı bir koku. Gucci ph II ve Azzaro visit çok benzer kokular olsalarda, Sanderdeki kendine has gizli, mistik havaya sahip değiller. Daha ziyade günlük kullanılabilecek yumuşak ve modern kokular gibi hissettiriyorlar. Ancak Sanderde ilginç, gizemli birşeyler var. Parfümü anlayabilmek için biraz tecrübe gerektiriyor.


Özetle gayet başarılı bir koku. Muhteşem değil ama azımsanacak bir koku da değil. Modern, sakin ve derinden. Fark edilirliği ortalama altı, kalıcılığı ortalama üzeri. Uygun yaş grubu 22-30. Genellikle sakin ortamlara ya da eve çok uygun. Yaz dışında her mevsim kullanılabilir ama ben sonbahara yakıştırıyorum. Tavsiye ediyorum.

24 Kasım 2010 Çarşamba

Jean Paul Gaultier - Le Male (1995)

"15. yaşını dolduran parfüm aynı tarzdaki fahrenheit 32 gibi modern versyonlara göre çok demode kalıyor.."

 
Yine ülkemizde oldukça bilinen bir parfüm. Le Male, 1995 çıkışlı, vanilya yönü oldukça ağır basan, kendi karakteri de ağır olan bir parfüm. Benim de pek sevmediğim oryantal fujer tarzında. 

Le Male' in harmanı:

üstte: tarhun, lavanta, nane, bergamut
ortada: kakule, kimyon, yasemin, tarçın
altta: sandal ağacı, tonka fasulyesi, amber, vanilya, sedir 


notalarından oluşuyor. Le Male ile ilgili yorumlara başlamadan önce şu soruyu sormam gerekiyor. Parfümde vanilyayı sever misiniz? Eğer cevabınız düşünmeden evet ise zaten le male kullanan/kullanmış biri olabilirsiniz. Benim kişisel düğüncem ise vanilyanın en kuvvetli esanslardan biri olarak çok tehlikeli bir nota olduğu ve doğru kullanımının zor olduğu. Yani eğer bir parfüm vanilya notasını içerecekse bunun miktarı ve kalitesi harmanda çok iyi ayarlanmalı. Çoğu üretici sentetik yoldan kolayca elde edilebilen vanilya notası kullandığından vanilyalı parfümlerden nefret eder oldum. Arada bir caron third man gibi çok kaliteli vanilya notasına sahip parfümler de olmasa kesinlikle uzak duracağım bir nota. Ayrıca vanilya notasının iki hali var ;biri kuru, pudramsı vanilya kokusu, diğeri kremsi vanilya kokusu. Ben kremsi vanilya kokusunu oldukça beğenirken, pudramsı halini hiç sevmiyorum. Bayık ve boğucu geliyor.

Le Male' de kuru tip vanilya notasına sahip bir parfüm. Dolayısıyla benden otomatik olarak eksi puan alıyor. Aslında Le Male'in açılışı bergamut ve nane sayesinde başta oldukça ferah iken bu ferahlık çok kısa sürüyor ve kısa sürede kakule, vanilya, tonka, amber, tarçın gibi notaların başkınlığı ortaya çıkıyor. Normalde azar azar olduklarında gayet güzel olabilen bu notalar, hepsi bir anda birleştiğinde ortaya klasik bayık diyeceğimiz bir koku ortaya çıkıyor ve bu şekilde de devam ediyor.


Ülkemizde özellikle çok tutulan ve bence abartılan bir koku. "Kızlar çok beğeniyor" muhabbetine girmemek lazım. Kadınlar yemeyi sevdikleri tatlı şeyleri erkek teninde duyduklarında bayılıyorlar. Misal kahve, vanilya, badem, çikolata, süt, kakao, tarçın, hindistancevizi. Peki ama kim böyle yiyecek gibi kokmak ister? Karşı cins için parfüm kullananlar el kaldırdı.

JPG le male dünyada tatlılığı yüzünden en çok nefret edilen ve popülerliği yüzünden en çok dalga geçilen kokuların en başlarında geliyor haberiniz olsun. Ayrıca hiç de azımsanmayacak bir kesimce standart bir gay parfümü olarak kabul ediliyor ki bende katılmıyorum değil. Bayıklığa ramak kalan, fazla doygun vanilyalı yumuşak yapısı bunu düşündürmüyor değil. Zaten genel reklamlarıyla da bunu belli ediyor. 




Ancak sorun bu değil. Sorun vanilya temalı olması da değil. Sorun; bunu abartarak yapıyor ve artık günümüze uymuyor olması. Gerçekten'de 15. yaşını dolduran parfüm aynı tarzdaki fahrenheit 32 gibi modern versiyonlara göre çok demode kalıyor. Çıktığı dönemlerde bir süre başarı yakaladı ancak artık güncellemesi, modernleştirilmesi gerekiyor. Yoksa 1950'lerde çıkmış vanilya temalı parfümlerden çok farklı değil. Ki zaten 2007'de Fleur du Male adıyla modernleştirlmiş bir güncellemesi çıktı ancak fazla feminen yapısıyla fahrenheit 32'ye boyun eğmek zorunda kaldı. Bu arada fahrenheit 32' yi çok sevdiğim ya da harika olduğum düşüncesi çıkmasın. Sadece oldukça yakın tarzları olduğundan karşılaştırıyorum. Sonuçta 32' de tarzım değil, ben tatlı ya da vanilyalı olacaksa lancome hypnose gibi daha oturmuş parfümleri kullanıyorum.

video


Özetle; eskimiş, ülkemizde abartılan, harmanı kaliteli olmasına rağmen fazla tatlılığa kaçan bayık olma  limitlerine yakın bir koku. Dolayısıyla tatlı, kuru vanilyalı parfümlerle aranız yoksa uzak durmanız gerekiyor. Özellikle bu tarz kokulara yöneliyorsanız ancak o zaman sevme ihtimaliniz var.

Kalıcılık ve fark edilirliği bende ortalama. Bazı tenlerde vanilyanın kuvvetinden dolayı daha iyi kalıcılık değerlerine sahip olabiliyor. Uygun yaş aralığı 20-24 arası. Kış mevsimine uygun. Ben fahrenheit 32, hypnose gibi daha modern versiyonlar varken artık  eskidiğini iyice belli eden ve ülkemizde klişe olan bu parfümü tavsiye etmiyorum.



Issey Miyake - L'eau d'Issey Pour Homme (1994)

"çiçeksi yönü ağır basan, sucul - odunsu hafif bir geçiş parfümü.."


L'eau d'Issey ünlü japon modacının en bilinen parfümlerinden bir tanesi. Ülkemizde de acqua di gio ve kenzo gibi parfümlerle sahtesi en çok kullanılan, herkesce bilinen parfümlerden. Bundaki en büyük etken tecrübesiz türk kullanıcısının genelde kulaktan duyma ya da "gio" gibi "freş" koku kullanma tutkusu. Sucul odunsu tarzda olan l'eau bunu bazı açılardan hakediyorken, bazı açılardan hak etmiyor. Ama önce harmanına bakalım.

L'eau d'Issey Pour Homme' un harmanı:

üstte: kişniş, servi, mandalina, tarhun, lemon verbana, adaçayı, bergamut, limon
ortada: muskat, muhabbet çiçeği, tarçın, sardunya, safran, inci çiçeği, nilüfer
altta: kabe samanı, misk, sandal ağacı, sedir


notalarından oluşuyor. Harmandaki çiçek notaları dikkatinizi çekiyordur. Ki zaten çiçek kokuları oldukça yoğun olan bir parfüm. Hatta neredeyse çiçeksi odunsu bir koku olacakmış. Ancak üstteki temiz ve taze notalar onu canlı tutuyor. Açılış gio tarzı tatlımsı hafif sucul bir açılış şeklinde. Hemen devreye tatlı ve yumuşak çiçek kokuları giriyor. Bunlar özellikle servi, misk ve kabe samanı notalarıyla karışarak memnun edici bir koku saçıyorlar. Koku dolgun bir koku. Geçtiğiniz yerlerde iz bırakan tip kokulardan. Parfümün biraz ten seçme huyu var. Örneğin bende çiçeklerden gül tarzı bir koku alıyorken, daha açık tenlilerde daha ferah çiçek kokularını algılıyorum. Dolayısıyla farklı tenlerde kendini farklı şekillerde gösterebiliyor. Yine genel olarak parfümün açık tenlilere daha iyi gittiğini düşünüyorum. Çiçeksi notalarının dolgun olması gözünüzü korkutmasın pek feminen bir parfüm değil. Dengeli. Peki parfüm hakkında genel fikrim nedir?


Açıkcası parfümün daha ziyade 16-20 yaş arası az tecrübeli gençlere uygun olduğunu düşünüyorum. Bunda hem parfümün hafif yapısından dolayı güvenli bir koku olması hem de genel olarak pek fazla karakteri olmayan, çok akılda kalıcı olmayan, dönemsel bir geçiş kokusu olması. Yani birazcık tecrübelenmiş bir parfüm kullanıcısı için fazla bayağı kalacaktır. Ayrıca çok aynı tarz olmasalarda yakın karakterlerde olarak ben bunun yerine kenzo pour homme fresh'i tercih ederim. L'eau d'issey'de çiçek notaları ön plandayken, kenzo pour homme fresh'te temiz deniz kokusu eşliğinde çiçek kokuları var. Ki bu çoğunluğun hoşuna daha fazla gidiyor. Dolayısıyla almadan ikisini de deneyin.


Özetle; çiçeksi yönü ağır basan, sucul - odunsu hafif bir geçiş parfümü. Parfümde kaliteyi arttırırken bir basamak olarak kullanılabilir. Kalıcılık ortalama, fark edilirliği oldukça iyi. Sentetiklik az. Kalitesi ortalama. Uygun yaş grubu 16-20. Sıcak yaz günleri dışında her mevsim kullanılabilir. Çok özel bir şeyler beklemeden deneyebilirsiniz ancak ben bunun yerine kenzo pour homme fresh öneriyorum.

22 Kasım 2010 Pazartesi

Hugo Boss - Boss Number One (1985)

"içerisindeki bal ve misk notalarının dolgunluğu nedeniyle bir miktar hayvansı kokan ve bu özelliğiyle kouros' a göz kırpan bir koku.." 



İşte şimdi esaslı bir Hugo Boss kokusu.  1985 çıkışlı bir aromatik fujer olan koku, günümüzün işporta malı misali kalitesiz boss parfümlerinin aksine ,gerçekten kaliteli ve önemli bir koku. Daha önceki incelemelerimde hugo boss spirit' in Boss' un en iyi kokusu olduğunu söylemiştim. İşte number one da en iyi ikinci kokusu. Tabi bu benim kişisel görüşüm. Ama emin olun bu ikisi hugo boss'un çıkarmış olduğu en iyi iki koku. Zaten kimisi spirit'e en iyi der, kimisi number one'a. Ama başka modelin adı anılmaz. Bu ikisi ve belki boss sport dışındaki boss parfümüne methiyeler düzenlerin parfümden anlamadığına emin olabilirsiniz. Neyse bu uzun girişten sonra harmana göz atalım.

Boss Number One' ın harmanı:

üstte: artemisia, yeşil elma, ardıç, fesleğen, greyfurt, limon, bergamut, kimyon
ortada: bal, lavanta, süsen, yasemin, adaçayı, inci çiçeği, gül, sardunya
altta: sandal ağacı, amber, silhat, tarçın, misk, meşe yosunu, sedir ağacı, tütün


notalarından oluşuyor. Harmandaki hemen tüm notalar duyulabiliyor ve genel bir uyum içerisindeler. Boss number one, tıpkı spirit gibi çıktığı yıl dolayısıyla kuvvetli ve maskülen bir koku. Sertlik olarak spirit'e göre biraz daha köşeli bir parfüm. Peki spirit ile farkları neler? Aslında çok basit; bir şipre olan spirit daha turunçgil yapılı ekşi-taze klasik maskülen yapısıyla ayrılıyorken, number one; bal , tütün, misk, lavanta gibi notaları içeren bir aromatik fujer olarak daha sabunsu, tatlımsı, köşeli bir parfüm. Ayrıca içerisindeki bal ve misk notalarının dolgunluğu nedeniyle bir miktar hayvansı kokan ve bu özelliğiyle kouros' a göz kırpan bir koku olduğunu belirteyim. Fakat tütün, lavanta, kimyon, adaçayı gibi baskın notalarının da düzenli vurgulanıyor olmasından dolayı kouros gibi sade statik bir tatlılıkta değil. Yarı dinamik bir koku. Ayrıca kouros gibi fazla kuvvetli bir parfüm değil. Kuvvetli ama dizginlenmiş, kouros ise canavar. Tütün notası da her daim arka planda.

İçerisindeki misk, büyük ihtimalle misk kedisinden elde edildiği için, koku bazen hafif ekşimsi hayvan idrarı kokusuna benzetiliyor olsa da ben daha ziyade pudramsı beyaz sabun kokusuna benzettim. Bu da bende fesleğen, silhat, ve meşe yosununun daha öne çıkmış olmasından olabilir.  Bu durum tenden tene, nemden sıcaklığa göre değişebileceği için körlemesine alınmaması gerken bir parfüm. Tıpkı spirit gibi biraz eski moda bir parfüm, 80ler parfümü olduğunu açıkca belli ediyor ve gençlere göre değil. Ancak 80ler parfümlerini toplayanlar mutlaka edinmeli. 

Özetle; kaliteli, dolgun, doğal ve maskülen bir koku. Tütün ve misk yönleri baskınlaşıyor. Biraz eski kafa kalmasına rağmen kaliteli parfüm arayan orta yaşlı kişiler bu parfümü araştırmalılar. Eğer standart canlı 80ler kokularını seviyorsanız spirit, daha baskın kourosvari maskülenleri seviyorsanız number one'ı  edinin derim. Bana göre spirit' ten sonra hugo boss' un en iyi ikinci kokusu. Bir kötü huyu var; o da döneminin parfümlerinin alışkanlığı; elbiselerinizi utanmadan sıkılmadan sarıya boyuyor dikkat edin.



Kalıcılığı ve fark edilirliği ortalama üzeri. Harman klasik 80ler parfümlerindeki gibi çok doğal ve temiz. Uygun yaş grubu 30 ve üzeri derim. Sonbahar ve kış kokusu. Günlük kullanıma uygun. Tavsiye ediyorum.

Hugo Boss - Elements Aqua (1996)

"Aqua di roma ile bunun en başarısız fresh varyasyonlar olduğunu düşünüyorum.."


Elements aqua orjinal elements' ten 3 yıl sonra çıkmış aromatik odunsu tarzda bir parfüm. Elements' in daha canlı ve fresh bir versiyonu olarak sunuluyor.

Elements Aqua'nın harmanı:

üstte: Ananas, lavanta, nane
ortada: kişniş, biber, frezya, çay
altta: sandal ağacı, vanilya, silhat, kabe samanı


notalarından oluşuyor. Elements' in daha freshi olan bir  koku olarak piyasaya sürülen parfümün üst notalarında herhangi bir turunçgil notasının bulunmaması dikkat çekiyor. Nitekim de parfümün açılışı standart bir fresh parfümden beklediğiniz canlılık ve enerjiklikte değil. Daha aromatik bir açılış. Diyeceksiniz ki bu zaten aromatik odunsu bir koku. Evet öyle ancak, elements' in fresh versiyonu olarak pazarlanması yanlış. Parfüm elements'in fresh versiyonu olarak anılmasına rağmen onunla ne başarım ne koku olarak bir benzerlik taşımıyor. Gayet başarılı olan elements' in aksine sözde daha fresh olan bu aqua versiyonunu beğenmedim. Sıkıldıktan sonra karekterini çabuk kaybedip bayık tatlı odunsu bir kokuya dönüşüyor ki fresh olması gereken bir koku için fazla tatlı kokuyor. Ayrıca çok sönük bir koku. Kendiniz bile zor algılıyorsunuz üzerinizde. Aqua di roma ile bunun en başarısız fresh varyasyonlar olduğunu düşünüyorum.



Özetle gereksiz derecede bayık, tatlı odunsu bir koku. Harman çok doğal değil. Notalar ortalarda geziniyor. Alt notalar hiç olmamış. Uygun yaş grubu 20-35 arası. Sıcak zamanlar dılında düzenli kullanılabilir. Fakat ben oldukça vasat bulduğumdan tavsiye etmiyorum.

Givenchy - Xeryus (1986)

"Harman uyumu konusunda bütün üreticilerin xeryustan ders almaları lazım.."  


Canlı bir aromatik fujer olan Xeryus 86 çıkışlı ancak modern bir koku. Givenchy' nin başarılı olduğu dönemlerden geliyor.

Xeryus' un harmanı:

üstte: lavanta, yeşil notalar, mandalina, menekşe, yasemin, muskat, ylang ylang, inci çiçeği, bergamut, gül, limon
ortada: siklamen, kişniş, karanfil, servi, sandal ağacı, ardıç yemişi, tarçın, tarhun, sardunya, petit grain
altta: deri, amber, misk, meşe yosunu, kanada balzamı, kabe samanı, tütsü, sedir ağacı


notalarını içeriyor. Parfüm dünyasında sık kullanılan neredeyse tüm notaların kullanılmış olması akılda soru işaretleri uyandırmıyor değil. Acaba bu kadar fazla notayla burnu yormayan, düzgün bir koku yaratılabilir mi? Evet yaratılabiliyormuş. Hem de gayet güzel oluyormuş. Ki alt notalara baktığımızda bundan kötü bir parfüm çıkması olanaksız olurdu. Koku oldukça kendine has bir yapıda canlı, temiz, doğal, yumuşak bir koku. İlk sıktığınızda sizi bergamut, limon, servi ve amber karşılıyor. Bu açılışın ardından bir süre sonra harmandaki diğer notalar son derece uyumlu biçimde karışıp ortaya çıkarak lavantaya çok benzer bir koku yayıyorlar. Öyle ki parfümü standart lavanta temalı bir koku zannedebilirsiniz. Koku bu süreçten sonra servi, balzam, amber, kabe samanı gibi notaların eşliğinde lavantaya benzer bir şekilde uçana kadar devam ediyor. Oldukça beğenilecek, yumuşak tertemiz bir koku. Yapısındaki misk, amber, balzam, tütsü gibi notalar sayesinde güzel tatlımsı bir karakteri var. Ama bu bir gourmand gibi şekerli değil, tatlımsı.


Eski şişe

86 çıkışlı olmasına rağmen gayet modern, günlük kullanıma uygun bir koku olduğunu belirteyim. Son derece oturaklı ve sofistike bir koku. Harmanını tam ayırt edebilmek için oldukça eğitimli bir buruna ihtiyaç duyuyor. Ama bu olmasa da sorun değil çünkü notalar birbirleriyle çok iyi harmanlanmış ve kokusu memnun edici.  Harman uyumu konusunda bütün üreticilerin xeryustan ders almaları lazım. Kokunun çıkış yılından dolayı biraz 30 ve üzeri yaş grubuna yönelik olduğunu ve ortalamanın üzeirnde feminenliğe sahip olduğunu belirteyim. Bu bakımdan parfümün dolce&gabbana pour homme' un bir 80'ler varyasyonu olduğunu söyleyebilirim.

Özetle temiz, uyumlu, sıcak, sofistike bir koku. Givenchy' nin çıkardığı en başarılı birkaç kokudan biri. Kalıcılık ve fark edilirliği ortalam üzeri. Daha ziyade akşam saatlerine, buluşmalara ve yakın temasa (hemen yanlış anlamayın dans vs) uygun. İdeal yaş grubu 30 ve üzeri. Bu tarz aromatik tatlımsı odunsu kokuları seviyorsanız mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Ayrıca lavantaya düşkün olanlar da göz atsınlar.

21 Kasım 2010 Pazar

Giorgio Armani - Emporio Armani Night He (1998)

"bu kadar tatlı karışık notayı, buruk notalarla birleştiriseniz ne olur? Cevap: kekremsi, tatlı-kremsilikte itici bir koku. Peki bunu bir de sentetik yaparsanız: kabus.."


Emporio Armani Night He 2003 çıkışlı aromatik fujer tarzında yeni bir koku. Emporia Armani serisi Giorgio Armani' nin nispeten daha vasat yapıdaki, moda ürünlerini desteklemesi amaçlı üretilen parfümler. Dolayısıyla herhangi bir emporio versiyonunda eski giorgio armani'lerin kalitesini beklemeyin.

Emporio Armani He' nin harmanı:

üstte: mandalina, greyfurt, bergamut
ortada: menekşe, adaçayı, kakule
altta: sandal ağacı, tonka fasulyesi, silhat, misk, vanilya sedir

notalarından oluşuyor. Orta harman tam kabus gördüğünüz gibi hepsi buruk notalar. Üstelik herkesin sevemeyeceği notalar. Misal ben adaçayını sevmiyorum, kakuleyi sevmeyenler de az değil.  Ancak daha kötüsü de var. Alttaki notalara baktığınızda sedir hariç hepsinin tatlı notalar olduğunu görüyoruz. Peki bu kadar tatlı karışık notayı, buruk notalarla birleştiriseniz ne olur? Cevap: kekremsi, tatlı-kremsilikte itici bir koku. Peki bunu bir de sentetik yaparsanız: kabus. Açık konuşayım night he'yi yerin dibine sokacağım. Ama bunu gerekçelerle yapacağım. Fakat bilmenizi isterim ki bu kokuyu uzun süre etüd ettim ve bahsedeceğim özelliklerinin her tende hemen hemen aynı olduğunu, her tende aynı koktuğunu bilin.

Nedir suçu night he'nin? Akşamcılara ya da clubber tarzı yaşayan insanlara yönelik tarzı mı? Hayır değil, bu beni ilgilendirmiyor. Sorunlardan biri kokunun aşırı sentetik yapısı. O kadar sentetik ki burun büküyor, kuvvetli sentetik parfümlerdeki biberimsi sertliğe sahip. Bu sentetiklik ilk yarım saat sürüyor, ancak ondan sonra yumuşayıp kremsi, tatlı odunsu bir kokuya dönüşüyor. Kulağa hoş gibi gelse de sorun bitmiyor çünkü yukarıda bahsettiğim buruk notalarla tatlı notaların uyumsuzluğu adeta burnunuza işkence ediyor. Üstelik kuvvetli yapısı nedeniyle de her ortamda rahatsız ediyor. Ne yazık ki ülkemizin "parfümüm ortamda belli olsun" mantığındaki toy kullanıcıları bu parfümde yıkandığında kendileri anlamasa da benim gibi parfümde tecrübeli ve hassaslaşmış burunları olan kişilere işkence ediyorlar. Lolita lempicka sürünen kadınların yanından nasıl kaçıyorsam, bunu sıkmış erkeklerden de o hızla uzaklaşıyorum. O derece sentetik ve kekremsi.


Hiç mi iyi yanı yok? Kuvvetli yapısından dolayı fark edilir olması ve gece ortamlarında kendini göstermesi olabilir. Ancak bu kadar itici bir kokuya sırf bundan dolayı katlanılmaz bence. Üniversite çağındaki clubbercı, budacı, hayalci vs kullanıcıların ortam kokusu olabilir ancak. Aşağıdaki reklamındandan ne kadar çakma amaçlarla, özenilmeden hazırlanmış bir koku olduğu imajını veriyor.

video


Kalıcılık ortalama, fark edilirlik oldukça iyi. Uygun yaş grubu 16-24. Daha ziyade serin akşamlara uygun. Uzak durmanızı öneririm.

Christian Dior - Eau Sauvage (1966)

"bir süre sonra tekdüze ve sade kokmaya başlasa da "bir centilmen kokusu nedir?" in yanıtı olan önemli bir koku.."  




İşte çok ağır bir top. Parfüm dünyasının en başarılı ve kalıcı kokularından biri; Eau Sauvage. 1966 çıkışlı bir aromatik turunçgil.

Eau Sauvage' ın harmanı:

üstte: limon, bergamut, fesleğen, adaçayı, meyveler, kimyon
ortada: gül, yasemin, süsen, sandal ağacı, silhat, karanfil, kişniş
altta: amber, misk, meşe yosunu, kabe samanı


notalarından oluşuyor. Bu dolgun harmanına rağmen parfüm dünyasının en rafine ve homojen harmanlarından bir tanesine sahip. Hatta bu kadar notaya rağmen kokusunun sade olduğunu söyleyebilirim. Temel olarak limon-bergamut temalı bir koku. Canlı ve ekşi limon açılışı silhat, meşe yosunu, kabe samanı ve amber gibi notalarla yumuşatılmış. Bunun dışında çok fazla bir şey algılamıyorsunuz. Limon-bergamut notaları çok rafine, oturmuş ve ağırbaşlı. Kesinlikle bir kolonya limonu gibi çiğ ve oturmamış değil. Silhat, meşe yosunu gibi notalarla karışıp hafif de tatlılaşınca ortaya çok klasik bir beyefendi kokusu çıkmış.



Gerçekten de eau sauvage' ı sıktığınız andan itibaren sizi şaşırtan kokunun ne kadar efendi ve centilmen bir koku olduğu. Ağır değil, bayık değil, sert değil, tatlı değil, kuvvetli değil. Gayet oturaklı, sakin ve kendinden emin. 40 yaşlarında kendini geliştirmiş, kariyer sahibi, akıllı, kültürlü, varlıklı bir adamı tanımlıyor adeta. Ancak bu cümlemden kokunun eski kafalı 40 yaş civarındaki kişilere gidecek bir parfüm olduğu yanılgısına kapılmayın aksine; 1966 çıkışlı bir kokuya göre zamanının çok ötesinde bir parfüm. Daha ziyade 80ler - 90lar başı çıkmış bir koku modernliğinde. Dolayısıyla bugün bile memnuniyetle kullanılabilecek bir parfüm. Bu güzel yanlarından dolayı da çıktığı yıldan beri hiç bir zaman unutulmayan her zaman el üstünde tutulmuş ve adam gibi erkek kokusu arayanlara ilk önerilen kokulardan biri olmuş eau sauvage. Peki turunçgil temalı hafif ve temiz harmanlı kokusu, modern oluşu, karakteri her şey güzel. Kötü yanı yok mu? Evet var. Nedir Bunlar?


Öncelikle fark edilirlik ve kalıcılık durumları. İkiside günümüz ortalamasının altında. Bu; hem sakin yapılı bir koku olmasından, hemde bir turunçgil parfümü olmasından kaynaklı. Bu bakımdan parfümü fazla suçlayamıyorum. Çünkü bazılarınızın bildiği üzere turunçgil tipi parfümlerin doğa gereği fazla kuvvetli ya da kalıcı olmalarının imkanı yok. Çünkü turunçgil notaları en uçucu notalar. Bunları bir tarafa bıraktığımızda bir diğer daha önemli sorun parfümün bana göre biraz tekdüze olması. Yani evet efendi, sakin, kaliteli ama bir süre sonra değişmeyen bu yapı ve statik harmanı insanı sıkabiliyor. 

video


Özetle arada bir tazelenme gerektiren, bir süre sonra tekdüze ve sade kokmaya başlasa da "bir centilmen kokusu nedir?" in yanıtı olan önemli bir koku. Her koleksiyonerde bulunmalı. Uygun yaş grubu 30 ve üzeri. Taze yapısıyla 20 yaş ve üzeri grup da kullanabilecek olsa da parfümün karekterini üzerlerinde taşıyamayabilirler. Sakin yapısından dolayı daha ziyade ev ve iç mekan kokusu. Zayıf yönlerine katlanabilirseniz denemenizi tavsiye ederim.


18 Kasım 2010 Perşembe

Davidoff - Cool Water Happy Summer (2007)

"cool water'ı alın, üst notalarına ferah turunçgil ve çiçek notalarını ekleyin işte size cool water happy summer.."



Sıradaki parfüm 2007 çıkışlı aromatik sucul bir parfüm olan cool water happy summer. Yalnız dikkat game happy summer ile karıştırmayın. Davidoff cool water happy summer adından da tahmin edebileceğiniz gibi cool water'in biraz daha freshletilmiş, daha yaza yöneltilmiş bir varyetesi.

Cool water happy summer' ın harmanı:

çarkıfelek meyvesi, yasemin, turunçgil

notalarını içeriyor. Aslında daha detaylı bir harmana sahip olmasına rağmen harman bilgilerinin bulunmaması, davidoff' un dahi parfümü ne kadar az önemsediğinin bir göstergesi gibi. Bu probleme rağmen size parfümü anlatmam oldukça kolay olacak. Parfüme az çok meraklı hemen herkes orjinal cool water'ı biliyordur zaten. Happy summer tam da adından anlaşılacağı üzere cool water'ın biraz daha hafifletilmiş bir versiyonu. Bunu da üst notalarındaki bergamut, portakal, yasemin gibi turunçgil ve çiçeklerin karışımı ile yapıyor. Yani cool water'ı alın, üst notalarına ferah turunçgil ve çiçek notalarını ekleyin işte size cool water happy summer.

Temel olarak baktığımda cool water happy summer başarılı bir parfüm gibi. Her ne kadar orijinalinin aynısı şeklinde belirli bir düzeyde sentetiklik içeriyor olsada bu çok rahatsız edici değil. Ama öyle kaliteli bir koku beklemeyin. Yaz mevsimine oldukça uygun ferah, taze bir yapısı var. Ayrıca cool water'ın kokusunu zaten sevenler bu hafifletilmiş versiyonu da beğeneceklerdir. E peki o zaman sorun ne?


Sorun şu ki cool water happy summer orjinaline fazla oranda benziyor. Yani kendine has bir karakteri yok. Onun sadece üst notaları biraz daha turunçgillerle süslenmiş hali. Böyle bir durumda kişi böyle standart bir yaz parfümündense biraz daha erkeksi ve karaktere sahip olan standart cool water'ı seçer diye tahmin ediyorum. Ki o da yaza uygun bir koku zaten. Açıkcası zaten fresh tip olan bir kokunun daha da fresh'inin çıkarılması gayesini pek anlamıyorum. Bu çok nadiren başarıya götüren bir risk olduğu gibi bir çok olumsuzluğu bulunuyor. Parfümdeki arka planda kalma, karaktersizlik, düşük kalıcılık ve fark edilirlik gibi. Zaten bunların hepsi de parfümde mevcut. Cool water game'in aksine kalicı değil, fark edilirliği de orjinal cool water ile alakasız. Böyle bir durumda bu versiyona para harcamak pek mantıklı olmayacaktır. Bu arada türkçeye önem veren bir insan olmakla beraber ferah, canlı gibi tanımlamalar, herkesin anlayacağı fresh kelimesini tam olarak anlatamayacağı için bu ingilizce kelimeyi kullanıyorum. Çünkü biliyorum ki fresh deyince aklınıza cool water, gio tarzı sucul ve hafif kokular geliyor. Ancak ferah ya da temiz dersem tam anlatmak istediğimi veremeyebilirim. Nitekim çiçeksi ya da meyveli bir koku da ferah olabilir.

Özetle; aslının başarısında faydalanmaya çalışan bir başka pazarlama ürünü diyorum. Uygun yaş grubu 16-25. İlkbahar ve yaza uygun. Özellikle cool water fanatiğiyseniz deneyebilirsiniz ancak bunun dışında tavsiye etmiyorum. Benzer tarzda kenzo pour homme fresh gibi daha başarılı örnekler var.

9 Kasım 2010 Salı

Davidoff - Cool Water Game (2006)

"Aşırı derecede yapay, cansız, donuk bir karpuz kokusu.." 



Cool Water Game, cool water serisinden daha meyveli bir varyasyon. 2006 çıkışlı parfüm sucul aromatik tarzda. Ve sucul bir aromatikte bekleyeceğiniz üzere sentetiklik konusunda tehlike çanları çaldırıyor. 

Cool Water Game' in harmanı:

üstte: fesleğen, greyfurt, karpuz, lemon verbana
ortada: kuş üzümü, lavanta, menekşe yaprağı
altta: odunsu notalar, silhat

notalarından oluşuyor. Cool Water Game ile ilgili o kadar çok problem var ki nereden başlasam bilemiyorum. Harmandan başlayalım. Parfüm sucul aromatik olarak geçse de sucul meyveli denilebilecek bir koku. Yani CK Escape gibi bir parfüm, ancak onun dörtte biri ancak eder. Orjinal Cool Water ile herhangi bir koku benzerliği yok. Açılışta greyfurt, karpuz, kuş üzümü, lavanta ve menekşe notaları aynı anda hissediliyor olsa da ana teması karpuz. Şimdi bazılarınızın erkek parfümü dünyasında az bulunan bir nota olan karpuz notasını görünce sevinip, heyecanlandığını tahmin ediyorum. Ancak ne yazık ki cool water game'deki karpuz notası bir parfümde bulduğum en sentetik notalardan birisi. Aşırı derecede yapay, cansız, donuk bir karpuz kokusu. Ben sentetiğim diye bağırıyor. Halbuki onun altında kalan greyfurt kokusu ekşi ekşi ne kadar canlı kokuyor. Kuş üzümü ve lavanta da çok kötü değilken hepsi bu yapay karpuz notasının altında baskılanıyor. Bu bu tarz yoğun aldehit kullanan parfümlerin harmanında sıkca görülen bir durum. Üstelik harmandaki bu yapaylığı ve tatsızlığı 15-20 parfüm kullanmış tecrübesiz bir kuıllanıcı bile gayet rahat farkedecektir. 

Harmanla ilgili bir diğer problem, harmanın berbat dizaynı. Yani sanki parfüm Drakkar Noir' i yaratan Pierre Wargnye tarafından değilde 5 yaşındaki şımarık bir çocuk tarafından hazırlanmış gibi. Notalar birbirleriyle hiç uyuşmuyor. Doğalında da birbirine pek uymayacak notalar karman çorman toplanmış gibi. Greyfurt ve lavanta canlı canlı kendini göstermeye çalışırken, sentetik karpuz tatsız bir şekilde öne çıkıyor. Bunlardan alakasız olarak kuş üzümü tatlılığı ile aradan çıkıp greyfurt'un ekşisiyle karışıyor. Bu ikisi birbirlerine hiç yakışmıyor, üstelik her daim baskıcı karpuz da cabası. Bu arada koyu bir nota olan menekşe alakasız bir şekilde canlı meyveleri donuklaştırmaya çalışıyor. En alttaki silhat ve odunsu notalar ise yok gibi. Parfüm baştan sona bu yukarıda anlatılanlar gibi kokuyor.


Ha parfümün hiç mi iyi bir yanı yok, ya da hakkında söylenen hiç mi doğru bir şey yok? Var, o da kalıcılığı. Gerçekten davidoff markasından beklenmeyecek bir kalıcılığa sahip. Benim tenimde 5-6 saati buldu. Ertesi gün elbiselerimde açık şekilde belliydi. Bu hem davidofftan, hem de böyle fresh ve hafif meyveli bir kokudan beklenmeyecek bir performans. Tabi bu kalıcılıktaki en önemli faktörün aşırı sentetik karpuz notası olduğunu belirteyim. Bana göre orjinal cool water' ın tırnağı olamayacak bir koku.

Özetle parfüm oldukça uyumsuz harmanlı ve ucuz kokan bir sentetik bomba. Pek çok parfüm platformlarındaki "orjinal cool water'dan daha güzel, kokladığım en iyi karpuz notası, harika meyveli parfüm" gibi yorumlara kanıp paranızı bu parfüme harcarsanız pişman olursunuz benden söylemesi.

Fark edilirliği ortalama, kalıcılığı oldukça iyi. Uygun yaş grubu 16-20. Her mevsime, günlük parfüm kullanımına uygun. Ancak hem son derece vasat ve ucuz yapısı, hem de CK Escape gibi çok daha kaliteli versiyonları varken, almanızı kesinlikle tavsiye etmiyorum.