17 Kasım 2017 Cuma

L'Artisan Parfumeur - Tea for Two (2000)

“Çaydan ziyade tütün etrafında dönen bir parfüm gibi..


Bu seferki parfümümüz 2000 yılı çıkışlı baharatlı aromatik tarzındaki üniseks Tea for Wwo. Bu parfüm de yine Olivia Giacobetti tarafından yaratılmış ve Lartisan Parfumeurun klasik karakteristiğini üzerinde taşıyor.

Tea for Twonun harmanı:

üstte: bergamut, yıldız anason, çay
ortada: tarçın, baharatlar, zencefil, zencefilli kurabiye
altta: bal, vanilya, deri, tütün

notalarından oluşuyor. Kağıt üzerinde hoş bir harman. Klasik bir yayılım. Harman net bir harman değil bunu bir netleştirelim. Yani sürer sürmez bam bam bam şu nota var, bu nota var diye sıralayamıyorsunuz. Sentetik notalar bol, dolayısıyla şöylemsi, böylemsi gibisinden bir koku karakteri oluşuyor kafanızda çünkü net bir şeye benzeyen doğal bir koku değil bu. Baştan sona burun bükmeyen ama kendini hep belli eden bir sentetik karakter var. Doğal kokuları sevenlerin beğenmeyeceği bir harman. Yumuşak başlı, sert bir harman değil ama temiz notaların olmaması, tek düzlemde ilerleyen tanımlanamayan tek bir koku şeklinde olması harmanı gözümde başarısız kılıyor. Bazı parfümlerde her şeye rağmen her şey kötü bile olsa en azından tek bir nota çok doğal ve güzel kokar, kendini sıyırır ordan puan verirsiniz. Maalesef bu parfümde bu da yok. Önceden incelediğim Dzing! den daha vasat bir harman ve kalite var burada.


Koku açılışı; buruk, otsu baharatlı kaşmirsi bir açılış. İlk an, şöyle bir ekşi ve çok taze, temiz bir bergamut kokusu gelir gibi olsa da hemen bu buruk aromatik notaların arkasında kayboluyor. Bu kaşmirsi nota biraz plastikvari, huşsu bir kaşmir diyebilirim. Bu noktada açılışın biraz daha doğal olmasını beklemenizden dolayı bu sentetik kokuya şaşırabilirsiniz. Koku bir beş dakika içinde hafiften tatlımsı bir hale gelmeye başlıyor. Burasını çok basite indirgersem “çok şeker katılmış siyah çay gibi kokuyor. Buruk, otsu, şekerli. Ama bunda çay notası olduğunu bilmeyen ya da adında çay kelimesi geçtiğini bilmeyen biri aa bu çay kokusu demez. Dediğim gibi daha ziyade plastiksi, huşsu kaşmir kokusu. Onu destekleyen aromatikler ve tatlı notalar. Aslında bu “çayı” ifade etmeye çalışan kaşmir kokusu karakteristiği çok özel bir karakter değil bana göre, çünkü parfümlerde, süet, kaşmir gibi notaları çeşitli moleküller, tütsü esansları  ve huş katranı ile hazırlıyorlar. Dolayısıyla bu tarz bir nota kullanan parfümlerin çoğunda bu karışımı hissedebiliyorsunuz. Birkaç taneden sonra bir aşinalık oluşuyor. Ha o zaman bu parfüm çok mu tekdüze? Bence değil. Çünkü ana, tene, sıcaklığa göre farklı kokma huyu var. Bazen bergamut daha bariz ortaya çıkıp farklı bir boyut katabiliyor. Bir de ilginç şekilde uçucu bir esans olmasına rağmen pek çok parfümden gördüğümüz üzere ilk 10-15 dakika uçmak yerine birkaç saat sonra bile bir vücut hareketinde, ya da rüzgar esintisinde anlık olarak eksi havasını estirebiliyor. Bu benim çok az rastladığım bir durum.

Bazen ise oturduktan sonra hepinizin bildiği kolalı jelibonlardaki o ekşi tatlı meyanköksü kokuya benzer nüanslar salabiliyor. Ama nadiren. Normal şartlarda ise oturdukça, yukarıda tarif ettiğim tütsümsü, şekerli çay karakteristiği biraz daha tatlanıyor. Bisküviyi andıran bir tatlılık gelişiyor. Bu aşamada vanilya ve tütün de daha ön plana çıkıyor. Tüm bu değişim açılıştan itibaren yarım saat içinde olmuş oluyor. 
İşin özü kaliteli doğal esansların az olmasından dolayı duru bir kokusu yok. Koklayana göre değişen bir şeyler var. Kimi tatlımsı tütsülü tütüne benzetiyor, kimi tatlı çaya, kimi plastiksi tütsülü gourmand bir kokuya. Ben bal, baharat, anason, zencefil kokusunu net olarak almadım tenimde. Benim biraz daha net algılayabildiğim temel kokular; kaşmir, tatlı tütün, vanilya, çok çok az bergamut, çok çok az meyankökü


Koku duruma göre farklı kokabiliyor, bazen daha tatlımsı bazen daha buruk aromatik gibi. Benim örneğimde tütün çaya baskın geliyor. Bulgarilerdeki gibi temiz net çay notası almıyorsunuz. Çaydan ziyade tütün etrafında dönen bir parfüm gibi. Aslında yapı olarak tobacco vanillein baya seyreltilip üzerinde oynanmış hali gibi diyebilirim. İkisi arasında TV kıyas kabul etmeyecek derecede daha başarılı genel olmuşluk anlamında.

Özetle; Tea for two, bol sentetik kullanayım, hiç eşi olmayan farklı kokan bir niş olayım furyası örneklerinden birisi gibi. Güzel notalar barındırmasına rağmen hiçbiri net değil. Ne çay notası bariz belli, ne pipo tütünü bariz belli, ne bal, ne tarçın. Hep asıllarını -andıran- halleri var. Bu bakımdan bu parfüm markasının altında eziliyor kalibre olarak. Açıkçası dzing daha dengeli ve çekici bir koku. Tea for two temasını da veremeyen, ne olmak istediğini de anlamamış aralarda kalmış bir parfüm olmuş. Ne net bir kokusu, ne net bir karakteri, ne bir çekiciliği, ne bir akılda kalıcılığı var. Yetmez mi gibi açılıştan oturuşuna kadarki süreçteki farklı farklı değişim yapısı biraz kakofonik oluyor. 


Fark edilirliği ortalama. Gün içinde yer yer ufak ufak kendini belli ediyor. Kalıcılık ise gayet iyi, sabahtan akşam saatlerine karşı üstünüzde kalıyor. Bu da üniseks olarak sunulsa da, yine tıpkı dzingde olduğu gibi biraz sert, erkeksi bir köşesi var. Tam bir üniseks diyemem. Daha ziyade erkeklere gidecek bir koku, bunda da temel neden tütün. Parfümü önermek isterdim ama genel anlamda bir olmamışlık, eksik kalmış, dengelenememiş havası olmasından dolayı özellikle önerebileceğim bir parfüm değil. Ne çay, ne tütün, ne gourmand sevenler için bu yönlerden de öne çıkan bir ürün değil. Dolayısıyla ilginç bir parfüm olarak az miktar edinip deneyebilirsiniz koku ve kalite -kötü- değil,  ama özellikle tavsiye ettiğim bir parfüm de olamıyor.