5 Ağustos 2012 Pazar

Hermes - Un Jardin Sur Le Nil (2005)

"üniseks koku böyle yapılır diye ders veren bir parfüm.." 


Un Jardin Sur Le Nil, Hermes' in incelediğim üçüncü parfümü. Nil bahçeleri gibi bir anlamı var. Jardin, yani bahçe serisi 4 farklı parfümlerden oluşmakta ve hepsi de ünlü burun Jean Claude Ellena tarafından yaratılmış. Nil temalı incelediğim versiyon 2005 çıkışlı çiçeksi/meyvemsi karakterde hafif ve pozitif bir parfüm.

Un Jardin Sur Le Nil' in harmanı:

üstte: mango, havuç, domates, greyfurt
ortada: portakal, şakayık, hint kamışı, sümbül, nilüfer
altta: laden reçinesi, zambak, tarçın, misk, tütsü

notalarından oluşuyor. Son derece orijinal bir harman. Hermes' ten de başkası beklenemezdi zaten. Harmanda sentetiklik bulunmuyor. Notalar kaliteli. Fakat havuç, domates, kamış gibi pek alışıldık olunmayan notalardan dolayı farklı bir havası var. Şimdiye kadar kullanmış olduğunuz tüm parfümlere göre daha farklı bir havası olduğunu fark edeceksiniz. Sakin yapılı ve uysal bir harman. Sert maskülen notalar yok. Taze, hafif buruk daha doğrusu ham, hafif reçinemsi, hafif çiçeksi, uysal, dingin ve öz. 



Üniseks yapıda olan parfüm, son derece hafif, temiz ve uçuk yeşil bir karaktere sahip. Koku; greyfurt ve ham mango kokusunun karışımının bombardımanı ile canlı ve parlak bir giriş yapıyor. Bu gayet yeşil, biraz meyvemsi, hafif buruk, hafif ekşi bir açılış. Tarz olarak ilk başta Terre gibi buruk bir açılışı var. Bunu da domates'in yeşil kokusu ile havuc' un karışımı sağlıyor. Bu yeşil, ham ve meyvemsi yapı uzunca bir süre bu şekilde kalıyor. Sümbül pek etkin değil, nilüfer aradan tatlı tatlı kendini gösteriyor. 

Parfüm oturmaya başlayınca alttan reçineler, misk ve tütsünün vurmasıyla daha dengeli bir hal alıyor. Fazla canlı ya da dinamik bir koku olmamakla beraber, güzel bir akışa sahip ve zaman geçtikçe oturup daha olgun bir hale geliyor. Genel olarak koku karakteri yeşil, egzotik meyveli ve dingin yapıda. Hiç bir zaman standart turunçgilli parfümler gibi tatlı, asidik bir kokuya sahip değil. Benzeri bir parfüm olmadığı için ancak kendiniz denediğinizde tam olarak neye benzediğini anlayacaksınız.

Özetle; Un Jardin Sur Le Nil, modern ve ileri görüşlü bir parfüm. Her erkekler, hem de kadınlar tarafından rahatlıkla kullanılabilecek, üniseks koku böyle yapılır diye ders veren bir parfüm. Orijinal ve modern parfüm arayanlar için birebir.

Fark edilirliği ve kalıcılığı benim kumral tenimde ortalamanın hallice altındaydı. Normalde ciddi puan kıracağım bu zayıflıkları kokunun kalitesi ve özgünlüğünden dolayı birazcık görmezden geliyorum. Koku yapı olarak 16 yaştan 35 yaşa kadar kullanılabilir yapıda olmasına rağmen, kalitesinin anlaşılabilmesi ve kullanıcısıyla iyi uyum sağlaması açısından ben 25-35 arası ideal diyorum. 

Kış harici her mevsim severek kullanılabilir, ancak tahmin ettiğinizi gibi asıl olarak bir bahar ve yaz parfümü. Bir pazar sabahı, deniz kenarı bir bahçe/balkonda kahvaltınızı yaparken üzerinizde olduğunda gününüzün daha pozitif geçmesini sağlayacak bir koku. Günde bir- iki defa tazelemek sizin için sorun değilse ve genelde sıyrılan, farklı, ferah bir parfüm arıyorsanız Un Jardin Sur Le Nil' i denemenizi tavsiye ediyorum.


4 Ağustos 2012 Cumartesi

Gucci - Pour Homme I (2003)

"Fiyatına göre çok, çok daha yüksek kaliteye sahip.."


Nobile ve Envy' dan sonra bu parfümle artık Gucci' nin gerçekten pek çok diğer moda markaları gibi iş olsun diye sallama değil de, özenerek parfüm ürettiği inancını benimsemiştim ki, Gucci akıl almaz bir kararla en iyi erkek parfümleri olan  pour homme I, pour homme II ve envy'ı üretimden kaldırdı. Bunda önemli etkenin; şirketin o dönem yöneticiliğini yapan Tom Ford' un markadan kavgalı bir şekilde kopması sonrası, Tom Ford dönemi tüm ürünlerin çocukça bir hırsla adeta  "silinmesi" isteği olduğu söylentileri. 

Şu an 3 parfüme de hala ulaşılabiliyor olsa da Gucci kendi bindiği dalı keserek, kötü yöneticiliğin örneğini bir kez daha gözümüze soka soka gösteriyor. Neyse, parfüme geçelim; 2003 çıkışlı pour homme I, baharatlı odunsu dolgun bir koku. Renginden de klasik karakterde bir baharatlı olduğu anlaşılmakta. 

Pour Homme' un harmanı:

üstte: tarhun, zencefil, papirus, lavanta, fesleğen, petitgrain, limon, bergamut
ortada: karanfil, silhat, pembe biber, sandalağacı, süsen, yasemin, sedir, sardunya
altta: laden reçinesi, deri, tonka fasulyesi, amber, misk, meşe yosunu, vanilya, tütsü, adaçayı, silhat


notalarından oluşuyor. Dolgun bir harman ancak gerçekten çok ustaca harmanlanmış. Tom Ford 2003' te bu parfümü çıkartırken parfümün 70'lerin havasını taşıyan, klasik maskülen bir erkek parfümü karakterinde olmasını amaçlamış. Gerçekten de tam olarak bunu başarmış. Parfümün yaratıcısı, şimdiye kadar pek çok markaya parfüm yaratmış olan Michel Almairac.

Harman çok kaliteli ve iyi yoğrulmuş, burnu asla yormuyor. Homojen bir kokuya sahip ve köşeli değil. Rahatsız eden sivri bir nota yok. Ayrıca kullanılan esanslar çok kaliteli. Bu parfüm bir moda markası ürünü olmasına rağmen, neredeyse yarı niche olarak kabul edilecek bir kalitede. Fiyatına göre çok, çok daha yüksek kaliteye sahip. Bu kadar yüksek kaliteyi hermes ve YSL parfümlerinde dahi görmedim. Daha ziyade Andree Putman ve Comme des Garçons markalarında bu denli kaliteyi görüyorsunuz. Bu da size parfümün kalitesi hakkında iyi bir fikir veriyor olmalı. Bir Calvin Klein, givenchy, armani parfümüne göre çok daha üst düzeyde bir parfüm.



Kokusuna gelirsek; pour homme I tam olarak baharatlı odun gibi kokuyor. Comme des Garçons Hinoki' deki gibi çok kuvvetli, doğal ve çok gerçekçi bir kuru odun kokusu var. Bir enstrüman yapımcısı olarak  parfümlerde bu kadar gerçekçi odun kokusunu alınca kendimi kaybediyorum. Kokuyu biraz daha açmamı isterseniz hafif buruk, kuru bir sedirimsi odun kokusu gibi. Daha da detaylandırayım, ilk okul dönemlerimize gidiyoruz, henüz küçüğüz, tombow, rotring alacak paramız yok, ne kullanıyoruz? Kurşun kalem. Hani hep ucu kırıldıkça kalemtıraşla açtığımız eski dostlarımız. İşte, hatırlarsanız bazı kalemlerde kalemi açarken, çıkan talaşların değişik, kuru bir odunsu kokusu vardı, gucci pour homme' un kokusu bu kokuya gayet benziyor.  Tabi bu kadar saf değil, ufak tefek esanslarla zenginleştirilip daha beğenilesi hale getirilmiş. Hafiften 2 Man' i anımsatmıyor da değil, fakat asıl hinoki ile çok benzer yapıda.

Kimilerine göre kuru odun talaşı kokusu parfüm olarak kulağa çok çekici gelmeyebilir. Ama yazdığım gibi aradaki tütsü, deri, silhat, sandalağacı, pembe biber, amber gibi notalar birleşerek kokuyu gayet çekici klasik maskülen bir erkek parfümü haline getiriyor. Kesinlikle sert, ağır ya da boğucu bir parfüm değil. Ama klasik yapılı bir erkek parfümü olduğunu algılamanız ve basit bir yaz parfümüm beklememeniz gerekiyor. Ne yazık ki bir dezavantajı biraz sönük yapılı ve tene yakın kalmayı seviyor. Yani bir Envy gibi ben buradayım diye bağırmıyor. Gün içinde en az bir kere tazelemek şart. Bir diğer dezavantajı da nispeten sabit karakteri ile bir süre sonra sıkıcı olabilmesi. Yani bana göre uzun yıllar sürekli kullanacağınız bir parfüm olması zor. Ara sıra özledikçe kullanılacak bir ürün. 

Özetle; parfüm dünyasında bir klasik olmuş, şöyle bir bakınca bile üzerindeki emekler anlaşılan, Gucci' nin çıkarmış olduğu en iyi parfümlerden bir tanesi. Herkese göre olmayan, ne istediğini bilen  zevkli kişilerden, zevkli kişilere..


Kalıcılığı ortalama, fark edilirliği ortalamanın az altı. Uygun yaş aralığı 22 ve üzeri. Yaş yükseldikçe daha uyumlu olacaktır. Sonbahar ve kış mevsiminde kullanılacak hafif sıcak, modern bir parfüm. Kendisini en iyi akşam saatlerinde, toplantı, yemek gibi ortamlarda gösterecektir. Biraz tekdüze karakterli kokusu ve fazla kuvvetli olmayan yapısına rağmen muazzam kalitesi ile en az bir şişe edinilmeyi bence kesinlikle hak ediyor. Hermes, comme des garçons gibi ülkemizde zor bulunan ve pahalı olan yüksek kaliteli yarı niche parfümlerin kalitesi nasıl oluyor görmek isterseniz, gucci pour homme bunu size gösterecektir. Ciddi parfümseverlere şiddetle öneririm.

Azzaro - Visit for Men (2003)

"bir dezavantajı biraz ten seçmesi.."



Bugünkü ilk parfümümüz olan visit baharatlı odunsu parfümler sınıfında yer alan, ancak renginden de tahmin edilebileceği üzere gayet yumuşak ve ferah tarz bir koku. 2003 çıkışlı olan parfüm modern bir yapıda. 

Visit' in harmanında:

üstte: bergamut, kakule, pembe biber, zencefil, muskat
ortada: laden reçinesi, peygamber ağacı(lignum vitae), tütsü, sedir
altta: misk ve amber

notalarından oluşuyor. Ne eli ne de gözü yoran bir harmanı var. Elbette ki harman tam olarak doğal esanslardan yapılmış değil, ancak direk olarak yüzünüze rahatsızlık veren bir sentetikliği yok. 2000' lerde çıkmış bir koku olarak bu açıdan başarılı buldum. Harman dikkatinizi çekeceği üzere fazla turunçgil ya da çiçek notası barındırmayan ılık bir harman. Daha en yukarıda kakule, pembe biber, muskat' ın yumuşak tatlımsılıkları sizi karşılıyor. Buna laden ve tütsü de destek oluyor. en alttaki misk ve amber'de kokuyu her daim ılık tutuyorlar. Buradan gözünüzde tatlı bir body kouros canlanmasın. Parfüm gayet hafif yapılı. 


Koku olarak, çok hafif tatlımsı odunsu bir kokuya sahip. Bu tatlımsılık ne kadar derseniz Lancome Hypnose' dan gayet hafif, jil sander for man' e benzer bir karakterde diyebilirim. Özellikle Sander' i beğenenler bu parfümde de yabancılık çekmeden, hemen seveceklerdir. İlgilileri biliyordur bu tarz yumuşak, kremsi tatlılıkta, hafif modern odunsu kokular arasında en başarılarından biri jil sander' dir. 

Visit, sander' e oldukça benzemekle kalmıyor, ondan biraz daha ferah yapıda ve artı olarak daha belirgin ve kalıcı bir kokuya sahip. İkisi arasında seçim zor, sander biraz daha orjinal kokuyor, visit ise kalıcılık ve fark edilirlikte daha başarılı. Visit' in bir dezavantajı biraz ten seçmesi. Jil Sander' de her parfüm gibi az da olsa ten seçmekle beraber, visit bu konuda oldukça seçici. Bende çok güzel, verimli ve dengeli kokarken, beyaz tenli iki arkadaşımda daha sentetik gibi, tatlı notaları örtülmüş ve buruk bir koku olarak döndü. Bu yüzden almadan önce mutlaka teninizde denemeniz lazım.


Özetle; kokusu gayet güzel ve beğenilesi, başarılı harmanlı, modern, olabildiğince doğal kokmaya çalışan başarılı bir tatlımsı odunsu koku. Beğendim.

Kalıcılığı ve fark edilirliği ortalama üzeri. Uygun yaş grubu 16'dan başlar ve gider. Belirli bir tercihi yok. Kullanım zamanı olarak da uysal ve modern yapısından dolayı dört mevsim de düzenli kullanılabilir. Tavsiye ettiğim güzel bir parfüm.