22 Kasım 2013 Cuma

Gianfranco Ferre - Acqua Azzurra for Men (2008)

"adeta tende emiliyor ve fark edilirliği çok düşüyor.."



 
Daha önce bu İtalyan markanın ferre lui parfümünün incelemesini vermiş ve o kadar da matah olmadığını özetlemiştim. Genelde incelemelerimi baştan sonuçlandırmayı sevmem ama bugünlük, acqua azzurra' nın da aynı kaderi paylaştığını belirtmek istiyorum.

2008 çıkışlı yeni kokumuz oldukça değişik bir tarza sahip ve aromatik sucul tipte bir koku. Yaratıcısı CDG 2 man gibi über bir parfümün de yaratıcısı olan Mark Buxton. Kendisinin vasat, orta karar çoğunlukta olmakla beraber bazı ciddi tasarımları da var. Ancak benim için 2 man, zirve noktası. Fakat GF' ye geldiğimizde öyle yer edici bir şeyler çıkarmamış. Tabi işin sadece parfüm burnuyla alakası olmadığını biliyoruz. Marka sahibi ne kalitede, ne fiyat diliminde bir ürün istiyorsa çıkan sonuç da ancak o kadar başarılı olabiliyor.


Acqua Azzurra nın harmanı:

üstte: bergamut, lavanta, portakal çiçeği
ortada: beyaz gül, menekşe, zencefil
altta: silhat, su notası ve ödağacı 

notalarından oluşuyor. İlginç ve sentetiklik sinyalleri veren bir harman. Harmanın kalitesi için klasik 2000'ler sucuk karakteristiğinde diyebilirim. Yani burnu yormasa da, ucuz ve artık çok bayağı gelen bir sucul sentetiklik karakteri. Kağıt üzerinde çok hoş bir karışım gibi görünen notalar, ucuzluklarından ve başarısız karışımlarından dolayı yarım saat bile akılda kalma yetisine sahip değiller. Harman özetle sentetik ve bayağı.


Kokusuna gelelim, parfümün açılışı eğlenceli bir açılış; portakal çiçekleri eşliğinde çiçek notaları. Hemen ardından menekşe notası. Ancak sentetik gibi gelse de bir parfümde duyduğum en güzel, en canlı menekşe notası. İnsan "işte menekşe buymuş" diyor o kadar parfümdeki berbat kokulardan sonra. Calone aldehiti yani deniz kokusu içeren bir koku olarak klasik kenzovari çiçeksi deniz kokusu havası da yok değil. Eğer koku genel olarak hep açılıştaki haliyle ve biraz daha kuvvetli olarak koksaymış çok orijinal ve özel bir koku olabilirmiş. Ancak kısa bir süre sonra ortaya ödden dolayı buruk bir sentetiklik çıkmaya başlıyor. Ve parfüm adeta tende emiliyor ve fark edilirliği çok düşüyor. Keza kalıcılığı da öyle. Hani açıklamalarında turunçgiller ve çiçekler eşliğinde deniz kokusu ve öd ile tam bir akdeniz kokusu deniyor ama açıkcası öd'ün bir akdeniz kokusunda ne işi olduğunu ben anlayamadım. Akdeniz kokusu dediğin temiz limon, biberiye kokularıyla bezeli hafif çiçekler, belki ardıç, belki deniz kokuları ve çok yumuşak odunsular olmalı. Öd ise hepinizin bildiği üzere oldukça kuvvetli, dolgun, yarı ilaçsı, çürük kabuksu bir kokuya sahip. Haliyle ben ikisini örtüştüremiyorum karakter olarak.


Özetle, sadede geldiğimizde iyi başlayıp, iyi gidecekmiş imajı veren ama sonra bir anda kötü şekilde bozan koku karakteristiği, çabuk sönen çekingen ve ucuz harmanıyla GF' den yine olmamış bir başka koku. Tüm bunlara rağmen -koku olarak- ferre lui' den çok daha başarılı olduğunu bilin.

Fark edilirliği ve kalıcılığı kötü. Hafif ve çekingen yapısından dolayı kullanıcı grubu geniş, 16'dan başlar ve gider. 4 mevsim fakat hafifliğiyle özelikle yaz ve baharlık, hafif hareketli, sakin nisbeten kapalı mekanlara daha iyi uyacaktır. Yazdığım kusurlarından dolayı vasat bir parfüm olarak görüyor ve önermiyorum.

4 yorum:

  1. özgün kardeşim yanılmıyorsam 63 numaralı parça " schındler lıst" soundtrack ı.. güzel müzikler çalıyorsun bravo..aynen devam...

    YanıtlaSil
  2. rive gauce intense ve Chevighnon classic brand for men kokularını denediniz mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Chevignon kullandım orta kalite maskülen bir koku incelemesini vereceğim. rg intense henüz kullanmadım.

      Sil